Yasemin Öndar XXIII

Yasemin Öndar ismini şimdi duymamış olabilirsiniz ama bir gün iyi bir Moda Tasarımcısı olarak duyacağınızı biliyorum. İyi kalbi ve yeteneği ona bu yolda çok yardımcı olacak.

Yasemin’ini tanımak için Koleksiyon ile ilgili birşey anlatır mısın dediğimde; “Ben yolun çok çok başındayım bu yüzden koleksiyon gibi iddialı kelimeler kullanmaktan kaçınıyorum Biraz 70 ler biraz herkesin korkulu rüyası 80ler :)ilham alarak , o dönemin ruhunu bugünün trend renkleriyle birleştirip form olarak da daha giyilebilir hale getirmeye çalıştım.” gibi mütevazi bir cevabını aldım.

Yasemin şöyle devam etti;

“Şu aşamada üretimlerimi modaseverlerin beğenisine sunmak beni çok mutlu ediyor. Asıl amacım için bu yıl moda tasarım eğitimime başlıyorum. Şimdilik üretimlerimi beni teknik ve özgünlük anlamında hep bir adım daha ileriye taşıması amacıyla yapıyorum. Atölyede profesyonel eller yardımıyla kaliteli üretim yapıyorum fakat dediğim gibi tasarım anlamında çok yolum var”

Backstage görüntüleri ve Yasemin ile ilgili daha fazla bilgi almak isteyenler buraya tık tık…

Share
2 Comments

Adidas all Originals Party’ye davet ediyorum

İlk kez geçtiğimiz yıl, sokak partisi tadında yaklaşık 8 bin kişinin katılımı ile gerçekleşen çok büyük bir organizasyona ev sahipliği yapan adidas Originals, bu yıl da tekrar parti zamanı diyor.

Indie dans müziğinin Norveç’li temsilcisi Datarock ve pop müziğin en güzel kadınlarından Sophie Ellis-Bextor’ın sahne alacağı “all Originals Party” 17 Eylül Cumartesi günü Maçka Küçükçiftlik Park’ta gerçekleştirilecek.

Gelelim en önemli kısıma :) 5 okuyucuma iki kişilik  ”all Originals Party” davetiyesi veriyorum. İlk yorum bırakan 5 kişi davetiyeyi kapar ve benimle birlikte partinin yolunu tutar. :) ))

Davetiyeler Mehmet, Onur ÇiçekLunapark Queen, Yiğit ve Büşra Koçak’a gitti :)

Share
6 Comments

Lancome ; Visionnaire ve Hypnose Doll Eyes

Son zamanlarda güzellik ürünleri dünyasına dalış yaptım. Son denediğim ürünler Lancome markasının Visionnaire ve Hypnose Doll Eyes maskara.

Visionnaire tek ürünle birçok soruna çözüm getiriyor. Kırışıklıklar, gözenekleri ve renk bütünlüğü gibi ayrı kremlerin kullanılması gereken sorunları tek kremle çözebiliyorsunuz. Ben kullanıyorum, sonuçları sizinle paylaşacağım :)

Hypnose serisi artık kendini kanıtladı. Son olarak Doll Eyes  çıktı. Benim gibi rimel kokusundan nefret edenler için çözüm getirmiş. Gül kokan bir maskara.

Share
9 Comments

İFW benim gözümden…

Bir İFW daha bitti. İFW ile ilgili haberleri okumak için bugün erkenden kalkıp tüm gazeteleri aldım. Sabah gazetesinden Ayşe Ferhangil’in cesurca yazdığı yazı  dışında bir şey yok. Basının ilgisi geçmişte olduğu gibi zayıf… Şimdi merakla Türk ve yabancı dergilerin Ekim sayılarını beklemeye koyuldum.

En iyi konsept; Deniz Kaprol

En “Hepsini satın almak istiyorum, mükemmel” dediğim; Tuvanam

En eğlenceli; Niyazi Erdoğan

Niyazi Erdoğan, son zamanlarda gördüğüm en özel yeteneklerden birisi. Kullandığı pantolon kesimi her erkeğin fit gösterebilir. Sünnet koleksiyonu geleneksel fikir ile yenilikçi çizgilerin buluşması.

Share
3 Comments

İstanbul Fashion Week 2011 Eylül

Evet bir İstanbul Fashion Week’de tüm yorgunluğu ile devam ediyor. Topuk üzerinde geçen saatler :) Sanıyorum yerleşim olarak bu yıl en kötü yıl… Taşkışla’nın avlusunda yapılan moda sohbetleri odakule’de kurulan çadırda maalesef olamıyor. Defile için bir salon yapılmış çadırda bu salondan oluşuyor. Defile başlangıcını çadır girişinde bekliyor ve defileyi izleyip çadırdan uzaklaşıyoruz. Özel yemek alanı ve VİP alan bu yıl yok.

Taksim’de gerçekleşmesinin iyi tarafı kaçacak yerimiz çok :) Defile arası pasajları turluyoruz.

Koleksiyonlar ile ilgili yazım İFW bittikten sonra gelecek :)

Buda yorgunluktan şişen ayaklar

 

Share
3 Comments

Kumpanya 62 Berlinpieces İşbirliği

Kumpanya 62‘yi hepimiz biliyoruz. Nişantaşı‘nda genç tasarımcıların ürünlerine ulaşabileceğimiz bir adres. Genç tasarımcılara verdiği destek gerçekten önemli! Şimdi yine güzel bir proje yapıyor. 7-17 Eylül tarihleri arasında Berlin’in tanınmış 9 genç tasarımcısının, 2012 İlkbahar/Yaz koleksiyonlarını showroomunda satın almacılara ve basına sunuyor.

Bu tasarımcılar kim mi? Kilian Kerner, Adriana Rica, Karolin Kruger, von Bardonitz, Manikó, Moga e Mago, Gretchen, Julice en Rève, Berlin my Inspiration.

Share
Leave a comment

Stars Of İstanbul için Günseli Kato

Stars Of İstanbul projesi için yıldız tasarlayan Günseli Kato’nun ofisini ziyaret ettim. O öyle bir isim ki onunla bir saat sohbet ettim ve sohbet üzerine tüm gün düşündüm. Hayat enerjisi ve tecrübelerini aktarma şekli onu özel kılan şeylerden sadece bir kaçı… Günseli Kato ile bir kez daha bir araya gelmek için sabırsızlanıyorum. Güzel kızı Aycan’a da teşekkürler. Misafirperverliğiyle beni şımarttığı için :)

Benimde elime bir fırça verdi. Bende yeteneksiz biri olarak ancak boya artıklarını temizledim :) ve Stars Of İstanbul projesinin Günseli Kato’ya sordum;

Stars Of İstanbul projesinden bahseder misiniz?

Türkiye’nin en büyük açıkhava sanat etkinliği olan Stars Of İstanbul etkinliği Birleşmiş Milletler ile UNICEF’in “2015’e kadar Temel Eğitimsiz Çocuk Kalmasın” hedefinin ilk adımını oluşturan bir sosyal sorumluluk projesidir. 1 Eylül – 30 Kasım tarihleri arasında üç boyutlu dev yıldızlar İstanbul’un çeşitli yerlerinde sergilenecek.

İstanbul’da doğup, dünyayı saracak olan örnek proje, UNICEF’in faaliyet gösterdiği 158 ülkenin büyük metropollerinde de düzenlenerek UNICEF Türkiye’ye maddi katkı sağlıyor. İstanbul’un en önemli noktalarını yüzlerce yıldız ile donatacak olan açık hava sergisinden elde edilecek gelir ile çocukların geleceğinin gökteki yıldızlar gibi parlaması hedefleniyor.

“Stars of İstanbul” kapsamında, açık artırma usulü ile satışa sunulacak olan yıldızların geliri UNICEF Türkiye’ye bağışlanıyor.

Stars Of İstanbul projesine nasıl dahil oldunuz?

Atasay proje kapsamında Yıldız’ın tasarlanması konusunda bana geldiğinde çok heyecanlandım. Çünkü altının benim hayatımda ayrı bir anlamı var. Şöyle ki; benim rengin altın. Altına tarih boyunca yüklenmiş o kadar çok anlam var ki. Altın gücün, ışığın, umudun, şifanın, zenginliğin, dayanıklılığın simgesi olmuştur. Doğada tek yok olmayan element altındır. Altın güneşin rengidir. Güneş de hayat demektir. Bu yüzden altın tarih boyunca kutsanmış bir elementtir. Markayla bütünleşmek istedim, benim üslubum Atasay’a çok yakın çünkü bugüne kadar eserlerimde en çok kullandığım malzeme altın. Bu nedenle Atasay Yıldız’ını tasarlamayı seve seve kabul ettim.

Atasay yıldızından bahseder misiniz? Adı ne oldu yıldızın?

Yıldıza gücün, ışığın, umudun, şifanın ve bereketin simgesi olan “Umut Yıldız”, adını verdik.. Yıldızı lapis rengine boyadım yıldız üzerine altın varaktan külçe altınlar kondurdum, Böylece etkileyici bir doku oluştu.  lapis benim çok sık kullandığım bir renk. Dünaynın en pahalı rengi, mor ve mavi arası bir tonu var. Aurayı simgeliyor. Aynen altın gibi aristokrasiyi, saygınlığı, gece ile gündüzün geçişini, mutluluğu ve başarıyı simgeliyor.

Tasarımını yaptğınız yıldızı nasıl konumlandırıyorsunuz?

“Umut Yıldız”ı Stars of İstanbul Projesi’nde, ışığın ve yaşamın simgesi olarak konumlandırıyorum.

Yıldızlar nerede sergilenecek?

Beyoğlu, Beşiktaş, Bakırköy, Kadıköy, Fatih, Şişli, Sabiha Gökçen-Atatürk Havalimanları, alışveriş merkezleri ve ana caddelerde sergilenecek.

Sizin yıldızınız nerede sergilenecek?

 Bağdat Caddesi’nde sergilenecek.

Günseli Kato olarak bu projede yer almak adına neler söyleyeceksiniz?

Stars Of İstanbul sosyal sorumluluk projesisnde yer almaktan dolayı çok mutluyum. Proje kapsamında her çocuğun eğitim hakkına sahip olduğu mesajını sokaklara taşıyarak eğitime büyük katkı sağlayacağız. Biz bu yıldızla ışık veriyoruz, umarım bu proje de çocuklara ışık verir.

Share
10 Comments

Songül Cabacı ile Söyleşi

Songül Cabacı‘nın Galata’daki tasarım ofisine baskın yaptım. Çaylar, kahveler ve birde Songül’ün hoş sohbetiyle vakit nasıl geçti anlamadım :) Songül Cabacı’nın hep gülen yüzü ve pozitif bakan gözlerini seviyorum…

Sizler için sorular da sordum. İşte sorular-cevaplar;

Songül Cabacı kimdir?

25 yaşında, İstanbul doğumlu, Marmara üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi 2009 mezunu olup, Moda çevresine yeni adım atmış genç bir tasarımcıyım. Oldukça fazla sanat tutkunu, özgün, e biraz da deli-dolu bir Songül Cabacı…

Peki Songül Cabacı markasını yaratmadan önce neler yaptın?

Markamı kurmadan önce daimi olarak markamın hayali ve hazırlıkları içerisindeydim. Üniversite yıllarım oldukça hareketli geçti. Amaç belliydi, sadece nasıl yapmam gerektiğini öğrenmem gerekiyordu. İlk yıl itibari ile bir çok farklı workshopa katıldım. Bunların bir kısmı okul projeleri bir kısmı dışarıdan bazı projelerdi. 2 yıl boyunca bir odasında resim, bir odasında da giysi üretimi yapılabilen küçük bir atölye açtım. Öğrencilerim bile vardı.:) Yani kendi sanat mutfağımı yaratmıştım. Buradan aldığım coşku ile Pazart, Galata Tasarım gibi farklı sergi-satış alanlarına kendi markamla katılmaya başladım. Bu etkinlikler bana, özgüvenimi geliştirmek, daha doğrusunu tasarlayabilmem için biçilmiş kaftan oldu. Bunları takip eden süreç mezuniyetim, farklı tasarım festivalleri, Euro Skills Moda Yarışması oldu. Okuldan mezun olur olmaz öğrendiklerimi pekiştirmek için 6 ay Simay Bülbül’ün atölyesinde çalıştım. Bu süre boyunca evimde de kendi tasarımlarımı yapmaya, bazı etkinliklerde teşhir-satış yapmaya devam ediyordum. Müşterilerimin siparişleri ve private shopping siteleri satışları üretimim de hızlı bir artış yarattı. Bu artış, 2010 itibariyle beni tarihi dokularından her zaman ilham aldığım, hayallerimi süsleyen Galata’ya, Tatarbeyi Sok. 30 numaraya taşıdı. Resmi olarak markamın kuruluşu da bu şekilde başlamış oldu.

Songül Cabacı markasının stilini nasıl betimleyebiliriz?

Sadelik bizi tanımlayan ana kelimelerden biri …Sanatla iç içe oluşumun verdiği etkiler özellikle tasarımlarımda var. Kullandığım renkler ,renklerin dokularla olan uyumu kavramsal bir resmi üzerinizde taşıyor hissini vermekte. Hep resimsel baktım, resim yaptım ve sonra Cabacı markasını kurarken resim gibi giysiler yapmak istedim ve şimdi bunu başardığımı düşünüyorum. Songül Cabacı Tasarımlarını betimleyen kelimeler Şık, rahat,sade ve sanatsallıktır.

Sarmaşık koleksiyonundan biraz bahseder misin?Senin için farklı bir yeri var mı?

 Sarmaşık, benim giysi tasarımcısı olma yolumda bir öncü ve kendimi ifade ediş biçimimdir aslında. Sarmaşığı seçtim çünkü temennim başlamış olduğum bu yolda, tohumu atıldığında durdurulamayan bir sarmaşık gibi tüm kalpleri sarmalamaktı. İlk defilem, ilk adımlarım bu koleksiyon ile gerçekleşti. Asla vazgeçemediğim iplik dokularımı da bu koleksiyonum ile en iyi ifade biçimine ulaştırdım. Benim için çok farklı bir anlamlı olan ve 2 sezon boyunca talep gören bir türlü vazgeçemediğimiz detayları barındıran bir koleksiyon oldu… Sanıyorum amacıma ulaştım, sardı mı içinden çıkması zor.

Yeni koleksiyonunda neler  göreceğiz?

Kış koleksiyonumuz bu sezon ‘Şizofrenik Sancılar’ı ağırlıyor. Şıklığa avangarde  bir yaklaşım sunuyoruz. Çok ciddi bir yerde de giyilebilecek hem çok sade hem çok avangarde sade-soyut bir koleksiyon olacak.

Giysiler üzerinde benim tarafımdan yapılmış kavramsal çizimler, baskılar ve lazer kesimli detaylar var. Bu koleksiyonda hep bildiğimiz “gerçek” algısını görsel açıdan değiştirmeyi amaç edindim. Bu sezon özellikle ceket-gömlek-pantolon üçlüsü, elbiselerimiz, kışın hiç vazgeçemediğimiz ve bu yıl çoğunlukla giyeceğimiz eskilerin tadını taşıyan el örmesi hırkalarımız başlıca parçalarımız olacak.

Eğitimli bir tasarımcı olarak Türkiye’de ki moda eğitimi hakkında görüşlerin neler? Moda Tasarımcısı olma hayali kuranlara tavsiyelerin neler? 

Türkiye’de ki moda eğitimi eskiye oranla çok daha iyi bir düzeyde. Tasarım bölümleri çoğaldıkça bu yolda yürüyecek insanların da vizyonları genişliyor. Tasarımcı olma yolunda da kesinlikle eğitimin şart olduğunu düşünenlerdenim.

Tasarım yapabilmek belirli bir bakış açısını, yaşam biçimini, sanatsal bir duruşu ve keşfetmeyi bilmeyi gerektirir. Ben eğitimim boyunca sadece kumaşa değil, boyaya, kile, cama, metrelerce ipliğe dokundum. Birçok disiplinden alınmış bir eğitim inanın insanı bambaşka şeylere sürükleyebiliyor. Bizler için yalnızca moda eğitimi değil sanat eğitimi çok önemli bir faktör. Bütün mesele soyutu imgeye-imgeyi somuta dönüştürebilmek, bilinen sınırları aşabilmek, deneyselliği asla bırakmamaktır.

Moda Tasarımcısı olma hayali kuranlara en büyük tavsiyem hayalleriniz asla bitmesin tüm inancınızla bu yolda yürüyün. Keşfetmeyi bilin asla bilginizin yeterli olduğunu düşünmeyin çünkü insan her gün çok daha farklı bir şeyle karşılaşıp başka bir durumdan etkilenebiliyor.

Dünyayı güzelleştirmeye minik bir tebessümle başlayalım.

Songül Cabacı

*Fotoğraflar “Peri Serap İpekçiler”

Share
8 Comments