moda

Hamilelikte ilk 3 ay nasıl geçti?

5+0 6+0 7+0… haftalar hızla geçiyordu

Şimdi bilemeyenler o ne diyecek. Haftaları bu şekilde takip ediyoruz. 5 hafta 3 günlük gibi.. internette sürekli hafta hafta hamileliği takip ederken buluyorsun kendini…Hamilelik 3 e ayrılıyor. İlk 3 ay, ikinci 3 ve sonuncu 3 ay.

En çok arattığım soruları cevaplayayım.

Hangi kitapları okuyorum?

Bebeğinizi beklerken sizi neler bekler,  Annelik ve bebek bakımı, Hamilelikte sağlıklı beslenme. Piyasada bir çok kitap var ama ben bunların hamilelik sürecinde yeterli olduğunu düşünüyorum.

hamilelikte-okunması-gereken-kitaplar

Spor yaparken hamile kalabilir miyim?

Kesinlikle kalabilirsiniz. Hatta olumlu etkileri olduğunu kanıtlandı. Ben personal trainer ile çalışıyordum ve baya ağır spor yapıyordum. Hamile kalınca ilk 3 ay ara verdim.

Ebru Şallı gibi bir hamile olur muyum? 

Hayır o iş öyle kolay değil ve olmayın da zaten. Kimse 35 kilo alın demiyor ama hamilelik kilonun en yakıştığı dönem. Sevdiğiniz ve canınızın çektiği her şeyi abartmadan yiyebilirsiniz.

Mide bulantısı oldu mu? 

2. ayda bulantılarım başladı fakat at gibi yemek yiyen biri olduğum için midem ağzımda da olsa yemek yedim. Annem yediğine dikkat etmeyenleri sevmez, hep az ye der. Annem dahi bir hamileye göre az yiyorsun. Az az ve sık yemek yiyorum. Bulantım 3 buçuk ayı doldurduğumda geçti.

 

Üç ay sonunda fotoğraf çekmeyi unuttum. 6. ayın bittiği hafta çekildim. :) Şuan 6 aylık hamileyim. <3

serap-alp-2016-eylül

İlk 3 ay düşük yapma riski yaşadın mı?

Maalesef bunu düşünmeyen ve korkmayan anne adayı yoktur. Doktorum konuyu o kadar güzel açıkladı ki… Bu doğal bir döngü eğer bebekte sorun varsa düşük olur. Doğal seleksiyon onu eler. Gebeliklerin %20’si düşükle sonuçlanıyor. Dünyada insanlık başladığından beri doğum doğal bir süreç kendini o doğal sürece bırak. Eskiden düşük oranı daha yüksekti, elimizden geldiği kadarıyla müdahale ediyoruz dedi. Uzun uzun anlattı ve ben kendimi sadece olumlu düşünerek sürece bıraktım. İlk 3 ay ailem dışında kimseyle paylaşmamamı istedi ben de paylaşmadım.

Evde evcil hayvan ile bebek aynı evde olur mu?

Çokta şükella olur. Doktorum hiçbir sıkıntı olmaz hatta süper bir haber dedi. Sadece tuvaletlerini hamilelik boyunca eşim temizleyecek. Hahhah bu durumdan gayet mutluyum. Bebeklerin sosyal gelişimi için evde evcil hayvan bulunması çok önemli. 2 kedim var. Toksoplazma testi yapıldı. Sonuç bağışıklığım var çıktı. Düşük çıksaydı da evdeki bebeklerimi asla bırakmazdım. Onlar benim çocuklarım ve bebek sonrası evdeki hayvanlarını sokağa atanların hayatın bir yerinden onlardan çıkacağını düşünüyorum.

Beslenme olayım nasıl gidiyor? 

Hamilelik öncesi sevdiğim yiyecekleri sevmeye devam ediyorum ama az sevdiğim ve sevmediğim yiyecekleri asla yiyemiyorum. Mesela somonu az severdim şuan görmeye dayanamıyorum. Besleyici gıdalarla aram kötü. Süt ve yeşillik tüketemiyorum. :(Her gün 2 yumurta, bol bol kekik, günde 3 dilim ekmek, 2 portakalın suyu, hafta 2 kez kırmızı et, 1 avuç ceviz, badem, fındık haftada 2 gün balık ve peynir tüketmeye özen gösteriyorum. Tabiki bir her gün 3 litre su. Tatlıyla aram hiçbir zaman çok iyi olmadı. Şimdi hiç istemiyor. Ekşi olan herşeyiiii yemek istiyorum, ülkedeki limon tüketimini arttırmış olabilirim. :))) Beslenme konusunda yazacak çok şey var. Bunun için bir detaylı bir yazı yazacağım.

İlk 3 ay yolculuk yapabilir miyim?

Doktorunuz onaylıyorsa çıkabilirsiniz. Ben 2 aylık iken arabayla alaçatıya gittim. Kabul ediyorum yolculuk esnasında biraz zorlandım. Zaten normalde araç tutan biriyim üzerine hamilelik bulantısı eklendi. Böğüre böğüre yolculuk yaptım. 3. ayın sonunda ise uçak ile Yunanistan’a gittim. 3 ayrı lokasyonda tatil yaptığımız için zorladım. Lokasyonlar arasında yolculuktan dolayı dinlemedim. Atina’dan Girit’e yaptığımız uçak yolculuğu sonrası 15 saat baygın yattım. Uçaktan nasıl indim, otele nasıl geldim bilmiyorum. :) Yolcukta mutlaka yanınızda çerez, çubuk kraker ve meyve olması lazım.

İlk 3 ayda kaç kilo aldım?

3 kilo aldım. Doktorum normal olduğunu söyledi.

Spora ne zaman başlaya biliriz?

Ben 2 buçuk ay sonra hamile pilatesi ve yürümeye başladım. Bu hafta Cihangir Yoga’da hamile yogasına başlıyorum. :)

İlk aylarda baş ağrısı oluyor mu?

Sanırım ben çok baş ağrısıyla mücadele ettim. Normal göre kan basıncı dengesizliğinden çok baş ağrısı çektim. Şuan azaldı.

Uykundan artış oldu mu?

Tam tersi uyku denen şeyin ne olduğunu unuttum. Geceleri yoğun kasık ağrısıdan uyuyamadım. Gündüzleri de asla uykum gelmedi. Uzun uykusuz geceler geçirdim. 3 ayın bitişiyle gece uykularım biraz düzeldi. Hamilelerin geneli fosur fosur uyur ben bu konuda şansızım.

Evet, Hamileyim!

Oldukça enteresan bir başlangıcımız oldu tabiki… :)

9 yıllık evlilik sonrası artık bebek yapma zaman geldiğini düşünüp ne olur ne olmaz bir sorun var mı diye bir doktorun kapısını çaldık. Bana kalsa gitmezdim ama annem ve eşimin ısrarıyla gittim. Evime yakın olan (ismini vermek istemiyorum) en büyük hastane zincirine gittim. En iyisi o ya… Randevum olmasına rağmen bir saat doktor bekledim, sonra muayene odasında hazır bir şekilde yarım saat bekledim. Sonrasında ünlü prof bey geldi ve kısacık bir muayene etti. İlk kelimesi sizi acilen gebe bırakmamız gerekiyor. Yumurta rezerviniz yok denecek kadar az ve tüp bebek bile ilk denemede zor dedi. Doktor konuştukça eşimle sanki üzerimize önce soğuk su sonra kaynar su döküp arkasından derimizi yüzüp üzerimize tuz attılar. Bana da eşime de hiçbir test yapmadan teşhis koydu ve tabiki o an şoktan gerçek nedir sorusundan çok uzaklaştık.

Sağlık merkezi değil kapalı çarşıda halı dükkanı… 

4 gün içinde yumurtaları toplamamız lazım yoksa önümüzdeki ay hiç yumurtanız olmayabilir dedi. Arkasından sekreteri bizi başka odaya aldı. Elindeki kağıt ve hesap makinesiyle bir halıcı edasıyla bizimle para konuştu. Yazdığı ilaçları hemen aldım ve löp löp yutmaya başladım. Serap bir sorgula di mi? Sanki adam bize çip yerleştirdi. Ne dese yapıyorduk. Hastaneden çıktık bir gün boyunca bir boşlukta aşırı susarak bekledik.

Başka doktora git Serap diyen Selda…

Ertesi gün işe gittim ama yüzümde hiçbir ifade yok. Az önce annem, babam, abim ölmüş de gömmüş gibiyim. Tövbe tövbee… EEE iş ortamı kimseye hamile kalamıyormuşum denmez hemen işten kovarlar. :) Sonunda güvendiğim Selda’cığıma söyledim. Hemen bir doktor ismi veriyorum gidiyorsun dedi. Ben hiçbir zaman çocuk hayalleri olan biri olmadığım için içinde olduğum duygu tamamen boşluktu. Üzüntü değil garip bir his.

Canım doktorum Herman İşci ile tanışmamız

Başıma gelenleri hiç susmadan bir bir anlattım. Doktor sinirlendi, siz gencecik insanlarsınız ne demek bunlar dedi ve muayeneye aldı. Baya bir moral verdi odadan mutlu mesut çıktım. Benden testler istedi. Testi periyodumun 3.günü yaptırmam gerekiyordu ve periyoduma 2 gün vardı. O periyot bir türlü gelmek bilmedi. 4 gün geçti ben diyorum ki stresten olamıyorum, yok ağır spor yaptığım için olmuyorum.

Israrcı annem yine karşımda

Hormon testleri için annem heyecanla bekliyordu. Eşim ve ben bayaaaa rahattık. Annem periyot 4 gün gecikince kızım bir test alsana eczaneden demeye başladı. Günde 5 kere telefonda ve 3 kere whatsappda aldın mı sorusunu sordu. Şirkette öğlen yemeği saatinde arkadaşlara bir şeyler bahane edip eczaneden test aldım, ne mana ise en pahalısı neyse onu verin dedim  ve yaptım. Saniyesinde çift çizgi. :O

seraplamoda-2015

Arkadaşlarımla inanmama ve mutlu olsak mı olmasak mı arasında gidiş geliş…

Yemekte şirketten kankalarımla buluştuk. Bir seviniyoruz bir ama bebek olsa 2 doktor fark ederdi diyip susuyoruz. Hemen kan testi için taksiye doluştuk. Kan verildi, sonuç için 2 saat beklemeye geçildi. Yolda cin cin ultra cahilliğimizle sohbetler… Testin kılavuzunu hatim ediyoruz. Yok dik tutarsanız yanlış sonuç, yan tutarsanız yanlış sonuç eeeeee yeterrrrr dedik. Burçak bir de şu ucuz testten al dedi. Abuk subuk mantıklar kurmaya çalışıyoruz. Onu da aldık. Negatif çıktı… Testi ofisdeki çöpe fırlattım. Gelecek kan testinin sonucunun negatif olacağını ve o tüp bebek sürecinin zorluklarını düşünüyordum. Sonuç için saat geldi ama uzun bir süre aramadım, Burçak hadi ara ara ara diye beni yedi. Aradım. 5 haftalık hamileymişim. <3 Sonra çöpten o ucuz testi aldım. İkinci çizgi çok silik ama vardı. :)))

Bu tip konular çok özel olduğu için yazıp yazmama konusunda çok kararsız kaldım ama internette kadınlar kulübü gibi forumlara düşüp gözlerimi kaşıkla çıkarma seviyesine geldiğim için yaşadıklarımı doğru ve net yazmak istedim. Sizinle hamile günlüğümü paylaşmaya devam edeceğim. Umarım zevkle okursunuz.

 

Hello 2016 Hello Amsterdam

serap-alp

Yılbaşında napıyorsun? gibi basit soru bizi yılbaşında amsterdam’a sürükledi. Tabiki işin içinde ben varsam olaylar zinciri olmak zorunda :) Günü verimli kullanmak için 31’i sabahın saat 4’e bilet aldık. Önce İstanbul’u kar bastı havaalanına kızakla gittim :)) Stres orada yüklenmeye başladı, zor bela ulaştık. Sonrası ne mi oldu uçağın içinde 4 saat bekledik. Uyudum uyandım vardık sandım ama daha uçak kalkmamıştı. Kavgalar, uçak tuvaletinde su olmaması… Uçağın mazotla yıkanması için 27 uçak vardı önümüzde uçağımız yıkandı ama gel gör ki yine de kalkış izni gelmedi. O mazot kokusuyla uzun süre zaman geçirdik. Veee 3 buçuk saat sonra yani totalde 7,5 saatte ulaştık. Bizim bitti…. İlk olarak şiddetle tavsiye edeceğim hamburgerciye gittik. Downtown American Diner. Nefisss

Sonra alışveriş :) Hayallerimin markası MONKİ’ye gittim. Günümü akşama kadar o mağazada geçirdim. <3

amsterdam-nereye-gidilir

Evet hava soğuktu ama İstanbul’dan soğuk değildi. ( Bu da züğürt tesellisi) Suyun üzerine şehir kurmuşlar. Her yer kanal her yer köprü.

Yeni yıla meydanlarda girmeye karar vermiştik. Farklı olan şey herkesin ama herkesin havai fişek atması. Asıl gösteri Oosterdok meydanındaydı. Güldük, eğlendik, dans ettik  <3

leidseplein_meydanı

Sabah kendime gelmek için bir saat küvette mal mal duvara baktım. :) Sonrasında 6 kişi gittiğimi tatili 3 kişi bitirmemize sebep olan hastalık başladı. 39,5 ateş… Sürekli bana neden bulaşmadı dedim durdum.  Yemek olarak Dutch mutfağı yapan The Pantry, pancakes için Amsterdam Pancakes.

amsterdam_puncake

Omlet için ise Omelegg,

amsterdam-omletçi

Red Light’ı gezmek farklı bir deneyimdi. Uyuşturucunun ve seksin legal olduğu bir şehirde hiç olay yaşanmaması beni çok şaşırttı. İstanbul’da olsa insanlar birbirini keser, tecavüz eder… :/

serap-alp-

Buz pateni yapmadan dönecek değildim herhalde :)

maidinlove

İşte kısa ama eğlenceli tatilimin hikayesi. Şu an nasıl mıyım? Tabiki hastalık bana da bulaştı. :..(

 

Düğün Sezonuna Girerken Mutlaka İncelemek İsteyeceğiniz 10 Abiye Modeli

Eskiden sadece yaz aylarında yapılmak istenen düğünler, artık yılın her ayında ayrı bir güzellikle yapılabiliyor. Kışın mükemmel bir otelin salonunda, yazın sıcacık kumların bulunduğu deniz kenarında, nikah salonlarında, düğün salonlarında kısacası “düğün” olarak adlandırılan tören, günümüzde her ay rahatlıkla yapılabiliyor. Peki, her ay rahatlıkla yapılan bu düğün töreninde kıyafet konusunda gelin ve damat her zaman en avantajlı kişi mi oluyor?
Hiçbirimiz düğünlerin en rüküş ismi olmak istemeyiz. Çünkü düğün törenleri bir nevi, insanlar için “şıklık” yarışıdır. Bu şıklık yarışını kazanan esas kişi, gelin kadar güzel olmayan ama düğün töreninin en şık davetlisi olan kişidir. Katıldığınız düğün töreninin esas sahibi gelin ve damat olduğu için; seçeceğimiz abiye kıyafetin, gelinin şıklığına gölge düşürmemesi önemli bir ayrıntı olacaktır. Aksi takdirde en güzel abiye kıyafeti bile giyseniz, sürekli kötü anılırsınız…

Dugun-10-Abiye-960px

 

Öncelikle daha çok genç kızlara hitap eden ama giyildiği zaman her yaştaki kadına da çok yakışan bir renkten bahsetmek istiyorum. Pudra rengi…
Pudra rengi ile hem masallardaki prensesler kadar güzel hem de çok şık olabilmek mümkündür. Kısa veya uzun pudra rengi abiyeler düğünler için en ideal renklerden biridir. Daha çok yaz aylarında tercih edilen pudra renginin kombinleneceği abiye türü ise şifon kumaşlar olarak gösteriliyor. Çünkü yaz aylarında sizi hem kuğu gibi gösteren hem de şık ve rahat olmanızı sağlayan şifon kumaşların yakıştığı en güzel renk, pudra olarak vitrinlerde yerini alıyor.
Tüm renklerin kullanıldığı ve daha çok küçük kalçalı kadınların kendine yakıştırdığı abiye çeşiti olan balık formlu elbiseler de düğünlerde çok şık ve zarif görünmenizi sağlayacaktır. Özellikle nikah törenleri için tercih edilen ve elbette ki şifon abiyelere göre biraz daha taşıması zor olan balık formlu abiyeler ile vücut hatlarınızın güzelliğini tamamen ortaya çıkarabilirsiniz.
Yaz düğünleri için giyilebilecek en güzel abiyelerden biri de kuşkusuz çiçek desenli modellerdir. Çiçekler tamamen yaz konseptine uyum sağlayarak cıvık cıvıl görünmenize yardımcı olacaktır. Ayrıca dekolte seçimlerinizi her türlü elbise de kullanabileceğiniz gibi, dekolte bölgenizi de bel hizası olarak seçmenizi tavsiye ediyorum. Bu şekilde hem dekolteniz gizli ama şık, hem de rahat ve gösterişten uzak olur…

Yine yaz düğünleri için önereceğim bir diğer seçenek; kısa elbiselerin tül ile uzatılıp abiyeleştirilmesi olacaktır. Bu şekilde ne kadar havalı ve şık görüneceğinizi unutmayın.
İki parça elbiseler ve hatta göbeği açık bırakarak etek kısmını biraz daha aşağıda veya üst kısmınızdaki büstiyeri biraz daha yukarda tutturmanız da düğünün en şık davetlisi olmanıza yardımcı olacaktır. Bu şekilde tasarlanan kombinlerden faydalanabileceğiniz gibi, çok beğendiğiniz ama tek parça olan elbiseyi de kolay bir şekilde iki parça haline getirebilirsiniz.
Geçtiğimiz yıllardan beri oldukça moda olan “Helenistik tarz” olarak adlandırılan abiye modellerinin sırt detayında kullanılan geniş V yaka dekoltesi ile de düğünün hatırlanan isimlerinden biri olmanız mümkün.
Farklı modeldeki abiye çeşitlerini ne kadar anlatmaya çalışırsam çalışayım, eminim ki birçok kişi siyah renkteki abiyelerin asaletinden vazgeçmeyecek ve sadece siyah renk ile yapacağı detay çalışmaları sonucunda düğünün en şık davetlisi ünvanını kazanacaktır. Siyah ya da rengi ne olursa olsun abiyelerinize şıklık katmak için bir de püsküllü detayları denemenizi son olarak tavsiye ediyor ve tüm bu bilgileri edinebildiğim Hepsimoda ekibine teşekkürlerimi sunuyorum.

 

 

Kuru cilt bizde genetik miras…

İtiraf ediyorum tenimle yüzleşmem ve isteklerini anlamam uzun yıllar aldı.

Sürekli kızaran, pul pul olan, en ufak su ile temastan sonra gerilen ve en önemlisi çok kuruyan bir cilde sahibim. Cildim kurudukça kaşınıyor kaşındıkça beni mutsuz ediyordu. Benimkisi genetik miras ailemin tüm kadınları kuru cilde sahip. Cildim için sağlıklı nemlendirme hayati önem taşıyor. En başta kuru cildin verdiği huzursuz hissiyata alışmak mümkün değil.

Kuru cildi yenmenin en önemli kurallarından biri günde 2,5 litre su içmek ama tek başına su içmek yeterli değil. Ikinci adım kuruyan cildi doğru ürünle ekstra nemlendirmek. Her zaman yaşımdan küçük gösterdiğimi söylerler, minik sırrım Bepanthol Cilt Bakım Kremi . Yaşlanmanın en sıkı savaşçısı 24 saat nemli bir cilt.Benim ki gibi kuru cilde sahip kişiler için özel üretilen bu ürün, içeriğindeki %5 Provitamin B5 sayesinde cildin doğal bakım sürecine destek oluyor ve parlaklığını tekrar kazandırıyor. Mat, soluk ve sert olan cildim pürüzsüz, yumuşak ve parlaklık kazanıyor.

Benim için önemli olan detaylardan birisi de sürüldüğünde bana hissettirdiği duygu. Su bazlı yapısı sayesinde sürüldüğünde kolayca emiliyor ve ciltte yapış yapış ve yağlı bir his bırakmıyor. Acilen duş alıp toplantıya yetişmeniz gereken günün yıldızı tabiki duştan sonra kullandığınız ürün. Duş sonrası kullanıp dışarı çıktığınızda gün boyu cildinizi nemli ve sağlıklı hissediyorsunuz.

Gelelim en güzel kısmına… Tenimin neme en çok ihtiyacı olduğu deniz ve güneşle çok haşır neşir olduğum yaz ayları… Ürünüm cildimi yoğun şekilde nemlendirerek güneşin ve denizin kurutucu etkisinden beni koruyor. Bu yaz plaj çantamın vazgeçilmezi olacağı şimdiden belli oldu. Nemli bir cilt demek erken yaşlanmamak demek, nemli bir cilt demek sağlıklı dış görünüm demek! İyi dış görünüm ise ayna karşında mutluluk demek…. Biliyorum ki ben cildime ne kadar iyi davranırsam bana geri dönüşü o kadar olumlu olacak.

Derimiz aslında bizim en değerli kostümümüz. Parlak,ışıl ışıl, sağlıklı cilt herkesin hakkı di mi? :)

 

Kırılan uçlar asılan suratlar :(

 

sera-alp-yeni

Fotoğraf; Uktem Topçu

Stylish bir görünümü tamamlayan en önemli detay sağlıklı görünen saçlar… Işıl Işıl uzun saçlarla ilgi odağı olmak kim istemez ki?  Çoğu zaman bakımlı güçlü saçlar sizi diğer kişilerden farklı kılabiliyor. Stres, sağlıksız beslenme, saç şekillendiriciler, yanlış şampuan seçimi gibi bir sürü sebepten saçlarımız kırılıyor.

Uzun saçlar hepimizin hayali fakat bu hayale ulaşmak çoğu zaman zorlaşıyor. Tam saçlar uzamaya başlıyor bu kez uçları kırılıyor. Akla ilk gelen çözüm ise kestirmek…. Oysa ki doğru saç ürünüyle tanıştığımız da kırıklarımızı onararak saçlarımızı uzatabiliyoruz. Benim de saç uzatma serüvenim doğru ürünle buluşarak başladı. Baştan uca kadar sağlıklı görünen saçlar kesinlikle özgüveninizin dozunu arttırıyor. Sağlıklı saçlar ışıltınızı tamamlıyor.

Sakinlik

sytling_2015

Hayatını 3 kelime ile anlat deseler çalışmak, çalışmak, çalışmak… Strese bağlı tüm hastalıkları bünyemde bulunduruyorum. :)) Daha bir yıl önce bu kadar stres sahibi olacaksın deselerdi kahkahalarla gülerdim. Hoş yine gülüyorum çünkü biliyordum gülmek bize çok yakışıyor.

Hafta sonları rehabilite olabilme adına birşeyler yapmaya çalışıyorum. Evimin yakındaki koruda yürüyüş yapmak da bunlardan biri…

2015_orman_çekimi_styling

İş arkadaşlarımın doğum günü hediyelerinden biri olan kaşmir kazağım şu sıralar favorim. Siz de benim gibi çok üşüyor musunuz? Hazır kat kat üst üste giyinmek trend olmuşken biz üşüyenler olarak mutlu olabiliriz.

2015_kış_modası

Kafes içinde…

2014_kış_ayakkabı_modelleri

Gladyatör etkisi mi dersiniz, gizemli kafes dekoltesi mi bilmem ama trend avcısı olanlar bu sezon mutlaka kafes dekolteli ayakkabı edinmeli… Bacak boyunuzu göre model seçmeye özen gösterin. Tabii ki bir de etli butlu bacaklarınız varsa bu modellerden uzak durmakta fayda var. :))

Stuart Weitzman, Sergio Rossi, Nicholas Kirkwood for Erdem ve Gianvito Rossi sezonda kafes modelli ayakkabıları görebileceğimiz tasarımcılar. Benim tercihim BCB Generation Alfredo oldu.

Mutlu pazarlar :))

2014_kış_ayakkabı_modası