Oldukça enteresan bir başlangıcımız oldu tabiki… :)

9 yıllık evlilik sonrası artık bebek yapma zaman geldiğini düşünüp ne olur ne olmaz bir sorun var mı diye bir doktorun kapısını çaldık. Bana kalsa gitmezdim ama annem ve eşimin ısrarıyla gittim. Evime yakın olan (ismini vermek istemiyorum) en büyük hastane zincirine gittim. En iyisi o ya… Randevum olmasına rağmen bir saat doktor bekledim, sonra muayene odasında hazır bir şekilde yarım saat bekledim. Sonrasında ünlü prof bey geldi ve kısacık bir muayene etti. İlk kelimesi sizi acilen gebe bırakmamız gerekiyor. Yumurta rezerviniz yok denecek kadar az ve tüp bebek bile ilk denemede zor dedi. Doktor konuştukça eşimle sanki üzerimize önce soğuk su sonra kaynar su döküp arkasından derimizi yüzüp üzerimize tuz attılar. Bana da eşime de hiçbir test yapmadan teşhis koydu ve tabiki o an şoktan gerçek nedir sorusundan çok uzaklaştık.

Sağlık merkezi değil kapalı çarşıda halı dükkanı… 

4 gün içinde yumurtaları toplamamız lazım yoksa önümüzdeki ay hiç yumurtanız olmayabilir dedi. Arkasından sekreteri bizi başka odaya aldı. Elindeki kağıt ve hesap makinesiyle bir halıcı edasıyla bizimle para konuştu. Yazdığı ilaçları hemen aldım ve löp löp yutmaya başladım. Serap bir sorgula di mi? Sanki adam bize çip yerleştirdi. Ne dese yapıyorduk. Hastaneden çıktık bir gün boyunca bir boşlukta aşırı susarak bekledik.

Başka doktora git Serap diyen Selda…

Ertesi gün işe gittim ama yüzümde hiçbir ifade yok. Az önce annem, babam, abim ölmüş de gömmüş gibiyim. Tövbe tövbee… EEE iş ortamı kimseye hamile kalamıyormuşum denmez hemen işten kovarlar. :) Sonunda güvendiğim Selda’cığıma söyledim. Hemen bir doktor ismi veriyorum gidiyorsun dedi. Ben hiçbir zaman çocuk hayalleri olan biri olmadığım için içinde olduğum duygu tamamen boşluktu. Üzüntü değil garip bir his.

Canım doktorum Herman İşci ile tanışmamız

Başıma gelenleri hiç susmadan bir bir anlattım. Doktor sinirlendi, siz gencecik insanlarsınız ne demek bunlar dedi ve muayeneye aldı. Baya bir moral verdi odadan mutlu mesut çıktım. Benden testler istedi. Testi periyodumun 3.günü yaptırmam gerekiyordu ve periyoduma 2 gün vardı. O periyot bir türlü gelmek bilmedi. 4 gün geçti ben diyorum ki stresten olamıyorum, yok ağır spor yaptığım için olmuyorum.

Israrcı annem yine karşımda

Hormon testleri için annem heyecanla bekliyordu. Eşim ve ben bayaaaa rahattık. Annem periyot 4 gün gecikince kızım bir test alsana eczaneden demeye başladı. Günde 5 kere telefonda ve 3 kere whatsappda aldın mı sorusunu sordu. Şirkette öğlen yemeği saatinde arkadaşlara bir şeyler bahane edip eczaneden test aldım, ne mana ise en pahalısı neyse onu verin dedim  ve yaptım. Saniyesinde çift çizgi. :O

seraplamoda-2015

Arkadaşlarımla inanmama ve mutlu olsak mı olmasak mı arasında gidiş geliş…

Yemekte şirketten kankalarımla buluştuk. Bir seviniyoruz bir ama bebek olsa 2 doktor fark ederdi diyip susuyoruz. Hemen kan testi için taksiye doluştuk. Kan verildi, sonuç için 2 saat beklemeye geçildi. Yolda cin cin ultra cahilliğimizle sohbetler… Testin kılavuzunu hatim ediyoruz. Yok dik tutarsanız yanlış sonuç, yan tutarsanız yanlış sonuç eeeeee yeterrrrr dedik. Burçak bir de şu ucuz testten al dedi. Abuk subuk mantıklar kurmaya çalışıyoruz. Onu da aldık. Negatif çıktı… Testi ofisdeki çöpe fırlattım. Gelecek kan testinin sonucunun negatif olacağını ve o tüp bebek sürecinin zorluklarını düşünüyordum. Sonuç için saat geldi ama uzun bir süre aramadım, Burçak hadi ara ara ara diye beni yedi. Aradım. 5 haftalık hamileymişim. <3 Sonra çöpten o ucuz testi aldım. İkinci çizgi çok silik ama vardı. :)))

Bu tip konular çok özel olduğu için yazıp yazmama konusunda çok kararsız kaldım ama internette kadınlar kulübü gibi forumlara düşüp gözlerimi kaşıkla çıkarma seviyesine geldiğim için yaşadıklarımı doğru ve net yazmak istedim. Sizinle hamile günlüğümü paylaşmaya devam edeceğim. Umarım zevkle okursunuz.