Songül Cabacı‘nın Galata’daki tasarım ofisine baskın yaptım. Çaylar, kahveler ve birde Songül’ün hoş sohbetiyle vakit nasıl geçti anlamadım :) Songül Cabacı’nın hep gülen yüzü ve pozitif bakan gözlerini seviyorum…

Sizler için sorular da sordum. İşte sorular-cevaplar;

Songül Cabacı kimdir?

25 yaşında, İstanbul doğumlu, Marmara üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi 2009 mezunu olup, Moda çevresine yeni adım atmış genç bir tasarımcıyım. Oldukça fazla sanat tutkunu, özgün, e biraz da deli-dolu bir Songül Cabacı…

Peki Songül Cabacı markasını yaratmadan önce neler yaptın?

Markamı kurmadan önce daimi olarak markamın hayali ve hazırlıkları içerisindeydim. Üniversite yıllarım oldukça hareketli geçti. Amaç belliydi, sadece nasıl yapmam gerektiğini öğrenmem gerekiyordu. İlk yıl itibari ile bir çok farklı workshopa katıldım. Bunların bir kısmı okul projeleri bir kısmı dışarıdan bazı projelerdi. 2 yıl boyunca bir odasında resim, bir odasında da giysi üretimi yapılabilen küçük bir atölye açtım. Öğrencilerim bile vardı.:) Yani kendi sanat mutfağımı yaratmıştım. Buradan aldığım coşku ile Pazart, Galata Tasarım gibi farklı sergi-satış alanlarına kendi markamla katılmaya başladım. Bu etkinlikler bana, özgüvenimi geliştirmek, daha doğrusunu tasarlayabilmem için biçilmiş kaftan oldu. Bunları takip eden süreç mezuniyetim, farklı tasarım festivalleri, Euro Skills Moda Yarışması oldu. Okuldan mezun olur olmaz öğrendiklerimi pekiştirmek için 6 ay Simay Bülbül’ün atölyesinde çalıştım. Bu süre boyunca evimde de kendi tasarımlarımı yapmaya, bazı etkinliklerde teşhir-satış yapmaya devam ediyordum. Müşterilerimin siparişleri ve private shopping siteleri satışları üretimim de hızlı bir artış yarattı. Bu artış, 2010 itibariyle beni tarihi dokularından her zaman ilham aldığım, hayallerimi süsleyen Galata’ya, Tatarbeyi Sok. 30 numaraya taşıdı. Resmi olarak markamın kuruluşu da bu şekilde başlamış oldu.

Songül Cabacı markasının stilini nasıl betimleyebiliriz?

Sadelik bizi tanımlayan ana kelimelerden biri …Sanatla iç içe oluşumun verdiği etkiler özellikle tasarımlarımda var. Kullandığım renkler ,renklerin dokularla olan uyumu kavramsal bir resmi üzerinizde taşıyor hissini vermekte. Hep resimsel baktım, resim yaptım ve sonra Cabacı markasını kurarken resim gibi giysiler yapmak istedim ve şimdi bunu başardığımı düşünüyorum. Songül Cabacı Tasarımlarını betimleyen kelimeler Şık, rahat,sade ve sanatsallıktır.

Sarmaşık koleksiyonundan biraz bahseder misin?Senin için farklı bir yeri var mı?

 Sarmaşık, benim giysi tasarımcısı olma yolumda bir öncü ve kendimi ifade ediş biçimimdir aslında. Sarmaşığı seçtim çünkü temennim başlamış olduğum bu yolda, tohumu atıldığında durdurulamayan bir sarmaşık gibi tüm kalpleri sarmalamaktı. İlk defilem, ilk adımlarım bu koleksiyon ile gerçekleşti. Asla vazgeçemediğim iplik dokularımı da bu koleksiyonum ile en iyi ifade biçimine ulaştırdım. Benim için çok farklı bir anlamlı olan ve 2 sezon boyunca talep gören bir türlü vazgeçemediğimiz detayları barındıran bir koleksiyon oldu… Sanıyorum amacıma ulaştım, sardı mı içinden çıkması zor.

Yeni koleksiyonunda neler  göreceğiz?

Kış koleksiyonumuz bu sezon ‘Şizofrenik Sancılar’ı ağırlıyor. Şıklığa avangarde  bir yaklaşım sunuyoruz. Çok ciddi bir yerde de giyilebilecek hem çok sade hem çok avangarde sade-soyut bir koleksiyon olacak.

Giysiler üzerinde benim tarafımdan yapılmış kavramsal çizimler, baskılar ve lazer kesimli detaylar var. Bu koleksiyonda hep bildiğimiz “gerçek” algısını görsel açıdan değiştirmeyi amaç edindim. Bu sezon özellikle ceket-gömlek-pantolon üçlüsü, elbiselerimiz, kışın hiç vazgeçemediğimiz ve bu yıl çoğunlukla giyeceğimiz eskilerin tadını taşıyan el örmesi hırkalarımız başlıca parçalarımız olacak.

Eğitimli bir tasarımcı olarak Türkiye’de ki moda eğitimi hakkında görüşlerin neler? Moda Tasarımcısı olma hayali kuranlara tavsiyelerin neler? 

Türkiye’de ki moda eğitimi eskiye oranla çok daha iyi bir düzeyde. Tasarım bölümleri çoğaldıkça bu yolda yürüyecek insanların da vizyonları genişliyor. Tasarımcı olma yolunda da kesinlikle eğitimin şart olduğunu düşünenlerdenim.

Tasarım yapabilmek belirli bir bakış açısını, yaşam biçimini, sanatsal bir duruşu ve keşfetmeyi bilmeyi gerektirir. Ben eğitimim boyunca sadece kumaşa değil, boyaya, kile, cama, metrelerce ipliğe dokundum. Birçok disiplinden alınmış bir eğitim inanın insanı bambaşka şeylere sürükleyebiliyor. Bizler için yalnızca moda eğitimi değil sanat eğitimi çok önemli bir faktör. Bütün mesele soyutu imgeye-imgeyi somuta dönüştürebilmek, bilinen sınırları aşabilmek, deneyselliği asla bırakmamaktır.

Moda Tasarımcısı olma hayali kuranlara en büyük tavsiyem hayalleriniz asla bitmesin tüm inancınızla bu yolda yürüyün. Keşfetmeyi bilin asla bilginizin yeterli olduğunu düşünmeyin çünkü insan her gün çok daha farklı bir şeyle karşılaşıp başka bir durumdan etkilenebiliyor.

Dünyayı güzelleştirmeye minik bir tebessümle başlayalım.

Songül Cabacı

*Fotoğraflar “Peri Serap İpekçiler”