Eminim sizin de Cihan Nacar’ı gözünüz bir yerlerden ısırıyordur. Cihan’ı hatırlamamış olabilirsiniz ama tasarımlarını gördüğünüzde eminim hatırlayacaksınız. Gördüğüm en başarılı mayo tasarımcılarından birisi Cihan Nacar… Onunla tanışıp yeteneklerini fark etmemek imkansız. Geçtiğimiz günlerde onunla bir araya geldik. Kısa bir söyleşi yaptık.

Bize biraz Moda Eğitiminden bahseder misin?

Adana Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Resim ve Heykel bölümünden mezun olduktan sonra Çukurova Üniversitesi G.S.F Tekstil Tasarımı Bölümünü kazandım.  Birinci sınıf sonrası devlet bursuyla İspanya’ya gittim. Orada Moda Tasarımı ve yan dal olarak Endüstriyel Tasarımı eğitimi aldım. Türkiye’ye döndükten sonra Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Tekstil Tasarım Yüksek Lisans eğitimine başladım fakat şu an dondurmuş durumdayım.

Hepimizin bildiği büyük markalar için mayo tasarlamışsın. Büyük markalarla çalışmanın zorlukları neler?

Bir markayla çalışmak bir nebze kolay. Fakat ben 3 markayla çalıştım. 3’ünün birbirinden farklı çizgisi, beden aralığı, yaş aralığı var. Bu beklentilere cevap verirken kendi tarzından kopmamanda gerekiyor. En zor aşama markayı tanıma ve adapte olma aşaması. Markanın tanıma sürecinde markanın brifleri hayati önem taşıyor.

Amerikada izlenme rekoru kıran Project Runway programının Türkiye versiyonuna katıldın. Sunuculuğunu Güzide Duran Aksoy’un yaptığı, jürisinde Cemil İpekçi ve Işın Görmüş gibi önemli isimlerin yer aldığı ses getiren bir programdı. Programın kariyerinde nasıl bir etkisi oldu?

Yarışmanın kariyerimde bir etkisi tabiki oldu. Yeni mezun olmuştum. Piyasaya tam giriş yaptığım bir dönemdi. İnsanların beni tanıması, en azından tarzımı ve çizgimi görmeleri açısından çok faydalı oldu. O zaman benim gibi deneyimsiz bir tasarımcı için çok önemliydi böyle bir yarışmayla piyasaya girmiş olmak.

Hatırladığım kadarıyla ilk bölümde Hüseyin Çağlayan, Dice Kayek ve Atıl Kutoğlu gibi isimler sizi ziyarete gelmişti. Onlarla sonrasında kontak kurma şansınız oldu mu? Bu isimlere ulaşmak söylendiği gibi bu kadar zor mu?

Onların bir kısmı ile zaten kontak halindeydim; İTKİB yarışmaları, öğrencilik dönemimde yaptığım stajlarımdan dolayı. Hala da iletişim içindeyim. Fakat iletişimi olmayan arkadaşlarım için iyi bir fırsattı. Sosyal medyanın geldiği bu noktada bu isimlere ulaşmak hiç zor değil.

Peki sen hangi modacıların çizgisini beğeniyorsun?

Dönemsel değişken beğenilerim oluyor. Dünyaya baktığımda Alexander McQueen’i çok beğenirim. Vefatından sonra nasıl olur bilmiyorum ama şuana kadar yaptığı işleri beğeniyorum. Türk tasarımcılardan Hüseyin Çağlayan, Bora Aksu…

Moda dışında ilgilendiğin bir alan var mı?

Moda tasarımı eğitimi alırken yan dal olarak Endüstriyel tasarım eğitimi de aldım. Mekan tasarımları ilgimi çekiyor. Tabiki çok fazla yaptığım bir iş değil ama mimari çizgileri seviyorum. Lise eğitimim resim üzerine olduğu için resim yapmayı ve resim sergilerini gezmeyi seviyorum.

Sadece mayo mu tasarlıyorsun yoksa artık başka ürünler de ilerleyen zamanda gelecek mi?

Sadece mayo tasarlamıyorum. Yaptığım başka işlerde var ama kendi markamın oluşumu mayo üzerine oldu. Çünkü mayo malzemesi materyal olarak benim çok keyif aldığımın bir malzeme. Mayo benim her zaman ilgi duyduğum bir alandı fakat önümüzdeki kış sezonu için dış giyim koleksiyonu hazırlamayı planlıyorum.

Senin tasarımlarını kimlerin üzerine görebiliriz? Nerelerden satın alabiliriz?

Hande Yener mayolarımı giyiyor. Muhteşem taşıdığını düşünüyorum. Hande Yener dışında da tercih eden birçok ünlü isim var.

Şuanda Galata Building, Kumpanya 62 ve Akmerkez’de ürünlerim satılıyor.

2011 Plaj Modası, mayo bikini trendleri hakkında bize bilgi verir misin?

Birkaç sene önceye kadar firmalar standart mayo kumaşı dışında farlı kaliteler kullanmıyordu ama bu sene parlak deri görünümlü, daha ince ve daha çabuk kuruma özelliği olan kumaşlar kullanacaklar. Bu yaz taş, pul ve aplike detayları geçen sezonki kadar fazla olmayacak. Standart mayo ve bikini kalıpları dışında yeni kalıplar görebileceğiz. Geçen sezon ilgi görmeyen mayokini bu sezon fazlasıyla karşımıza çıkacak…

Bu sezon renk konusunda alternatiflerimiz artacak. Plajlarda daha cesur ve çarpıcı renkler görebileceğiz. Zümrüt yeşili, mercan, domates kırmızısı, nar çiçeği, fuşya ve mor gibi parlak renklerin yanında, inci, taş rengi, pudra ve bej gibi soft renkler olacak…

İFW ile ilgili görüşlerin neler? Mayo koleksiyonunu izlemek eminim birçok kadını heyecanlandıracaktır…

İstanbul ve Moda için mutlu edici bir gelişme. Benim de gelecekte yer almak isteyeceğim platform.

 

Bu keyifli sohbet ve samimi cevapları için Cihan Nacar’a çok teşekkürler.