Uzun zamandır blogumu ihmal ettiğimin farkındayım. Ama mazeretlerim var :-) Antalya’dan gelen iki çok sevdiğim arkadaşımı İstanbul turuna çıkardım. Ayasofya, Yerebatan, Galata, Topkapı, Ortaköy gibi İstanbul denilince akla ilk gelen yerlerde gezildi. Sultanahmet’te köfte yendi, sıcak salep içildi. Ortaköy’de kumpir, Çengelköy’de sıcak simit yenildi. Fransız sokağında şarap içildi. Yeri geldi köprüden bir günde iki kez geçildi. Akla gelecek tüm alışveriş merkezleri gezildi. Fazlasıyla alışveriş yapıldı :-(  Benim için geçtiğimiz hafta İstanbul’u İstanbul gibi yaşadığım bir haftaydı.

Ama bomba gibi enerjimle geri döndüm. Hastalık ve üzerine bu İstanbul turu gitmek istediğim birkaç davetten alıkoydu. Gelecek davetlere katılıp sizlerle paylaşacağım.

Zara 2010 Şubat look book görsellerini yayınladı. İstinye park ve bağdat caddesi Zara mağazalarını didik didik ettim. Birkaç parça aldım. Genel olarak renkler doğaya dönüş, pastel tonlar hakim. Boyfriend akımı devam ediyor.

Yandan saç örgüsü bu yaz her yerde…  Önden pilili kumaş şortlar ve rahat formlarda elbiseler sizin seçimizin hangisi?

Kaba duruşu olan kalın tabanlı açık sandaletler göze çapran parçalardan. Gizli deniz temalı giysiler benimde favorim. Gizli yani deniz esintisi olacak fakat oldukça minimal olmalı.

Buram buram Balmain ve Burberry kokan parçalar beni sevindirdi. Balmain’e yüklü para vermek istemeyenler sizi Zara’ya alalım…