27 Ocak 2010 tarihinde başlayacak olan Paris Haute Couture haftasında, Dilek Hanif 2010 İlkbahar/Yaz koleksiyonunu sergileyecek. Geçmişte tamamen kendi bütçesi ile gittiği Paris’e bu yıl “Fransa’da Türkiye Mevsimi Etkinlikleri” kapsamına Bakanlık teşviği ile gidiyor.

Dilek Hanif ,25 Aralık 2009 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul Günay’ın katılımıyla bir lansmanda projenin detaylarını bizlerle paylaştı. Lansman sonrasında Dilek Hanım ile birebir söyleşi yapma firsatını yakaladım.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın yaptığı açılışlarda ve katıldığı davetlerde konuşmalarını dinleme imkanım olmuştu ; her zaman olduğu gibi içten ve neşeli konuşmasıyla lansmana sıcak bir başlangıç yaptı. Sayın Bakan’a yöneltilen sorulardan bazıları şöyleydi;

Tekstil sektörü için yapmayı planladığınız projeler var mı?

Tekstil ve moda müzesi açacağım. Bu topraklarda köklü dokumacılık kültürü var. Bizim tasarımlarımız ve renklerimiz kalıcı ve öncü olacak. Müzenin yeri ile ilgili küçük bir ipucu; Teşvikiye’de olacak.

Hadise ve Dilek Hanif dışında ülkemizi temsil etmesi için düşündüğünüz isimler var mı?

Hadise Hanım bizi geçtiğimiz günlerde Japonya’da çok iyi temsil etti. Bunun dışında Tülin Şahin ülkemizin yüzü olarak seçildi. Ülkemizi tüm etkinliklerde temsil ediyor. Dice Kayek, Cengiz Abazoğlu, Özlem Süer ve Dilek Hanif destek verdiğimiz modacılar arasında yer alıyor. Yeni isimler tabiki eklenebilir, neden olmasın.

Toplantıya sevgili arkadaşım Siu ile birlikte katıldık. Fotoğrafta soldan sağa; Fashion By Siu, Dilek Hanif ve Ben 

Lansman sonrasında ünlü modacı Dilek Hanif ile gerçekleştirdiğim röportajdan soru ve cevaplar ;

Koleksiyon ile ilgili ipuçaları alabilir miyiz?

Osmalıdan yola çıkmış modern parçalardan oluşuyor. El işçiliği ve Osmanlı’dan ultra modern romantizme geçiş başrollerde yer alıyor. Koleksiyonda geometrik desenler ve diagonal formları tercih ettim. Bunun yanı sıra kültürel ve estetik kontrastlara da  göndermeler yaptım. 

“Fransa’da Türkiye Mevsimi Etkinlikleri” kapsamında koleksiyonunuzun Paris’te sergilenmesi ile ilgili duygularınızı alabilirmiyiz?

Aldığım destek beni çok onurlandırıyor. Bu yıl defile yeni bir format ile sergilenecek. Geleneksel salon defilesi formatında olmasını arzu ediyoruz. İzleyenlerin, giysilerin detay ve işçiliğini yakından gözlemlemelerini istiyorum. 

Osmanlı esintileri sizin her koleksiyonunuzda bulunuyor, neden Osmanlı’dan vazgeçemiyorsunuz?

Osmanılı’dan vazgeçmek istemiyorum. Sebebi son derece açık, Paris Moda haftası’nda yapılmamış neredeyse hiçbirşey kalmamış. Bu organizasyonda  moda devleriyle birlikte yer alıyorum; onlardan sıyrılmak, farklılık yaratmak, orjinal olabilmek için benim seçimim Osmanlı esintileri… 

2010 İlkbahar/Yaz koleksiyonunuzda yer alan renkler nelerdir?

Yumuşak renkler, pudra, kayısı,gold ve bej gibi renkler. Hafif renkler kullanma sebebim koleksiyonda ağır nakış işciliğinin uygulanmış olması. Ağır nakış ile çok renk kullanmak büyük risk olabilirdi.

Türkiye’de moda sektörü ne durumda?

Ülkemizde moda haftaları başladı, eksikler olsa da bana kalırsa iyi gidiyoruz.

Türkiye’de birçok sanatçı ile çalıştınız, bunların dışında yanlış giyinen bir çok sanatçı var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Bu sorunlar sadece bizim ülkemizde değil tüm dünyada var. Her insanın olduğu gibi sanatçılarında kendi giysilerini seçme özgürlükleri var. Kişiler kendi zevk ve stillerine göre giyinebilirler.

Moda Tasarımı eğitimi almak isteyenler için önerileriniz var mı?

Öncelikle kesinlikle eğitim almalılar. Türkiye’de bu eğitimi veren çok iyi okullar var. İTÜ, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi gibi…

Röportaj isteğimi olumlu yanıtlayan Dilek Hanif’e teşekkürlerimi sunuyorum.